3 Cevaplar
Buraya bir kalite kontrol bakış açısı eklemek gerekirse: Kalitesiz hammaddeler kesinlikle mide-bağırsak rahatsızlıklarına yol açabilir.
Üretici, ekstraksiyon sürecinde temiz bir enzimatik hidroliz yerine ucuz ve agresif kimyasal asitler kullanırsa, tozda kimyasal kalıntılar veya yüksek düzeyde sodyum/sülfit kalabilir. Sindirim sistemimiz bu tür safsızlıklara karşı oldukça hassastır. Bu nedenle, hammaddenin yüksek derecede saflaştırılmış ve ağır metaller ile sert işleme yardımcı maddelerinden arındırılmış olduğundan emin olmak için toptan tedarikçinizden eksiksiz bir Analiz Sertifikası (COA) talep etmelisiniz.
Büyük markalar için ürün formülasyonu geliştirme deneyimlerime göre, tüketicilerin ishalden şikayet ettiği durumların %’sinde suçlu kolajen değil, yardımcı maddelerdir.
Birçok marka, “Keto” veya “Şekersiz” aromalı kolajen tozları üretmek istediği için, bu ürünlere eritritol, ksilitol veya maltitol gibi şeker alkolleri eklemektedir. Bu yapay tatlandırıcılar, ciddi sindirim sistemi rahatsızlıklarına ve müshil etkilerine neden olmalarıyla bilinir. Mideyi yormayan, temiz etiketli bir ürün arıyorsanız, saf, aromasız peptidleri tercih edin ya da stevia veya monk meyvesi gibi doğal tatlandırıcılar kullanın.
Evet, bu olabilir, ancak genellikle doza bağlıdır. Gerçek hidrolize kolajen peptidlerinin biyoyararlanımı son derece yüksek olduğundan, ince bağırsakta çok hızlı bir şekilde emilirler. Bir tüketici aç karnına çok yüksek bir doz (örneğin 30-40 g) alırsa, bu durum sindirim sistemine aşırı su çekilmesine neden olabilir ve osmotik bir etki yaratarak ishal veya gevşek dışkıya yol açabilir. Tüketicilere standart 10-15 g'lık günlük doza uymalarını tavsiye etmek genellikle bu sorunu hemen çözer.
