3 Cevaplar
Biyolojik açıdan bakıldığında, bir kolajen peptidi esasen belirli amino asitler için son derece verimli bir taşıyıcıdır.
Bu kısa peptit zincirlerini vücuda aldığınızda, bunlar bağırsakta sadece tek tek amino asitlere tamamen parçalanmazlar. Benzersiz yapıları nedeniyle (hidroksiprolin, prolin ve glisin bakımından zengin olmaları), bu dipeptit ve tripeptitlerin çoğu bağırsak bariyerini bozulmadan geçer. Kan dolaşımına girdikten sonra, sinyal molekülleri olarak işlev görerek vücudumuzdaki fibroblastları harekete geçirir ve yeni kolajen üretilmesini tetiklerler.
Allen’ın belirttiği hususa ek olarak, Kalite Güvencesi açısından bir peptidin tanımı, Dalton (Da) birimiyle ölçtüğümüz boyutuna bağlıdır.
Normal jelatin (kısmen parçalanmış kolajen) yaklaşık 50.000 ila 100.000 Dalton arasında bir molekül ağırlığına sahiptir. Gerçek yüksek kaliteli hidrolize kolajen peptidleri genellikle 2.000 ile 5.000 Dalton arasında bir moleküler ağırlıkta sıkı bir şekilde kontrol edilir. Bir hammadde partisi aldığımızda, bu moleküler ağırlığı test ederek, sadece pahalı jelatin değil, gerçekten peptidler aldığımızı doğrularız.
Harika bir temel soru. Doğada kolajen, hayvanların bağ dokusunda bulunan, devasa ve sıkı bir şekilde sarılmış üçlü sarmal bir proteindir; buna “doğal kolajen” diyoruz ve bu protein tamamen sindirilemez.
Bir kolajen peptidi oluşturmak için, doğal kolajeni enzimatik hidroliz adı verilen bir işleme tabi tutarız. Bu uzun ve sert protein zincirlerini minik, son derece kısa amino asit zincirlerine ayırmak için gıda sınıfı özel enzimler kullanılır. Bu küçük parçacıklar “peptitler”dir. Çok küçük oldukları için suda son derece iyi çözünürler ve biyoaktif özellikler taşırlar.
